Ihlamur Kokusu

Işıkta kamaşan yeşil gözlerini açtı. Bulutsuz gökyüzüne baktı. Beyaz bir güvercin aradı gözleri. Ona ıhlamur kokusunu getirecek…Etrafında yükselen seslerden bihaber. İçindeki çelişkiler yumak yumak olmuş, arap saçına dönmüşken bir yenisi daha eklenmişti şimdi. Ne başından süzülen sıcak kan ne de elini kesen çatıdaki telleri düşünüyordu. Sevdiği kadınla evlendi. Yeni doğmuş siyah saçlı kız çocuğunu sevdi. Hayat çok kısaydı. Hangisini yapmaya vakit bulmuştu? Ne yaşamıştı? Nasıl yaşamalıydı aslında? Hayalini kurduğu meslek artık sadece bir düşten ibaretti, kurmak istediği yuva da. Planlar yapmıştı. Yarın berbere gidip saçını kestirecek, terzinin elinden geçmiş beyaz bir gömlek geçirecekti üstüne. Bayram yakındı.

Ucu kırmızıya bulanmış siyah perçemi düşmüştü yüzüne. Yutkundu. İzin vermedi. Karşı koymalıydı. Sağ elini var gücüyle kıpırdattı. Tamamlanmamış inşaatın çatısına ilişti gözleri. Dilinde türküsüyle bir bir koyardı kiremitleri. Bir  el uzandı omzuna bir an. Adamın kolundaki saat 12’yi gösteriyordu. Akrebin yelkovanı geçme hırsı kaybolmuştu. Durdu saat. Beyaz bir güvercin aradı gözleri. Esti rüzgâr. Yakınlardan gelen ıhlamur ağacının kokusunu çekti içine. Gözlerini kapadı. Hayat çok güzeldi.

Fotoğraf: Kübra Dumangöz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s